Hürriyet, kelime anlamıyla “bağımsızlık”tır. Teslimiyetin, kulluğun ve belirlenmenin olmadığını gösterir. Bağımsızlık anlamında, hiçbir baskının bulunmadığını ifâde ederek olumsuzlukların bulunmadığını belirtir. Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir. Kişi kendisi olarak hareket ettiğine göre irâdeli bir şekilde davranıyor demektir. Buna göre de, hürriyetle irâde arasında bir ilişki vardır. İnsânî varlık ve irâdenin mevcut olduğu fikri ortaya çıkar. Yâni kişinin doğallığını gösterir. Bu bakış açısına göre, hürriyet kavramı, aynı zamanda değerlerin varlığını, bu değerlere uygun davranışı ve gerçekliği içerir.

Hürriyet kavramı, doğada insanın mevkiini ilgilendirdiği ölçüde metafizik bir meseledir. Burada hürriyet kavramı, insanın fiziksel dünyâ ile ilişkisi açısından ele alınır.

Hürriyet her türlü belirlenmişliğe, yani zorlama düşünceye, kaderci anlayışa ve cüz-î irâdenin söz konusu olmadığı her anlayışa karşıdır. Metafizik görüş, ahlâkî hürriyet olarak ele alınmalıdır. Sosyolojik açıdan da, insan haklarıyla ilgili olarak ele alınmalıdır.

Hürriyet, bâzen hiçbir engele rastlamadan istediğini yapmak olarak anlaşılmış ve düzensizliğin kaynağı olmuştur. Hâlbuki bir tanıma göre hürriyet, herkesin istediğini yapabileceği bir alanda kimsenin bütün isteklerini yerine getiremeyeceğini, başkasının hürriyetini engelleyemeyecek ve hakkını kısıtlayamacayacağını ifâde eder.

Maddî hürriyet ve psikolojik (iç) hürriyet gibi iki yönlü ele alınabilecek olan hürriyet, akılla irâdenin berâberce şekil kazanması olarak tanımlanabilir.

Politikada hürriyet, bağımsızlık demektir.

Bu konuyu arkadaşlarınla PAYLAŞ..