Türü:
Roman

Yayın Tarihi: 1930

Kitabın Konusu: Gelir düzeyinin üzerinde bir hayat sürdürmek isteyen bir ailenin dağılışıdır.

Kitabın Ana Fikri:

Ulaşılamayacak hayallerin, maddî israfların, lüzumsuz özentilerin hüküm sürdüğü bir ailede çöküntülerin başlaması kaçınılmazdır.

Yaprak Dökümü
Yaprak Dökümü, Reşat Nûri Güntekin’in, aynı isimdeki romanından, yine kendisi tarafından sahneye tatbik edilmiştir.

Eser, gerek tiyatro tekniği, gerek kuvvetle temsil ettiği milli – içtimâi yaralarız ve sahne lisânının çeşitli sebeplerle, Türk sahnesinde üstüste 100 defâ oynanan ilk eser olmak gibi mühim bir başarı kazanmış Türk seyircisinden, büyük anlayış görmüştür.

Yaprak Dökümü, alafranga hayat modasının Türk âilesinl nasıl sarstığını daha gramofon devrindeki dans modasının bile bu âilenin çocukların, nasıl darmadağın ettiğini ve âile ferdlerinin -bir yaprak dökümü mevsiminde imiş gibi -nasıl döküldüklerini gösterir.

Eserin temel kahraman, Ali Rıza Bey’in bütün kusûru, eski terbiyeye bağlı, nâmuslu ve faziletli bir insan olmas, ve öyle kalmak istemesidir. Ali Rıza Bey, mutasarrıfılığa kadar yükselmiş bir Osmanlı devri yüksek memurudur. Hayâtının sonunda, kirli ellerden ekmek yemek istemediği için yalnız emekli maaşıyle geçinmek zorunda kalır. Herbiri, yaşamak istedikleri alafranga hayat için büyük paraya ve faziletli bir Türk Ailesini veremiyeceği. aşırı bir hürriyete ihtiyaç duyan çocuklarının birer birer düştüklerini görür. Eserin sonunda ise artık bunları göremiyecek hallere düşer.

Yaprak Dökümü, bir bakıma, Tanzimat’tan beri Türk roman ve tiyatrosunun, üzerinde en çok işlemek zorunda kaldığı, mevzûda bir merhaledir. Bu mevzû Namık Kemal’in İntibah romamndan beri devam edegelen, Türk ailesi’nin sarsılışı ve ıstırap çekişi başlığıyle hulâsa edilebilir.

Mevzû, Reşat Nûri’nin usta kalemiyle, güzel Türkçesiyle ve kuvvetli tekniğiyle sahneye konulunca, büyük yarayı, öteki, eserlerden daha iyi gösterir.

İstanbul’da, Üsküdar’ın Bağlarbaşı semtindeki bir emekliler kahvesinde Türkiyedeki emekli probleminin bütün ıztraplarını gördüğümüz bir gece hayâtı, hem realist hem de hissi Türk sahnesinin zaferleri arasındadır.

Bir taraftan yeni hayâtın çok hızlı yürüyüşü; öte yandan, yabancı tesirlerin yıkıcı olanlarına karşı hiçbir mânevi müdafa sistemi kuramayan içtimâi hayâtımızın başıboşluğu; nlhayet her neslin bu içtimâi değişime ayak uyduramayışından doğan hâdiselerin âile nesilleri arasında açtığı uçurum, Yaprak Dökümü’nün ustalıkla temâs ettiği hakikatlerdir. Bu bakımdan, eserin, fikri – içtimâi, türlü tartışmalara yol açabilecek bir hayâtiyeti vardır.

Nihat Sami Banarlı

Bu konuyu arkadaşlarınla PAYLAŞ..